0312 310 39 29

Merkez Telefon Hattı

Bilgi Notlarım

  • ADO  Sondaj Derin Kuyu Boruları, yeraltı sularının yer yüzeyine çıkması için açılan derin kuyularda kullanılır.
    ADO  Sondaj Derin Kuyu Boruları, TSE 11794 standartlarına uygun, düz ve filtreli olmak üzere üretilmektedir.
    ADO  Sondaj Derin Kuyu Boruları, çelik borulara nazaran daha hafiftir. Bu yüzden taşımada ve her şartta montajlama kolaylığı sağlar.
    ADO  Sondaj Derin Kuyu Boruları, yeraltı sularının aşındırıcı etkilerine dayanıklı, güvenli borudur.
    ADO  Sondaj Derin Kuyu Boruları, manşonlu olarak üretilmektedir. Manşon kısmı borudan daha kalındır ve dişler trapezdir. Bu sebeple, boruyu diğer boruyla birleştirmek kolay ve rahattır.
     

  • Yağmurlama Sulama Nedir?

    Yağmurlama sulama yöntemiyle, arazi üzerinde belirli aralıklarla yerleştirilen yağmurlama başlıklarından belirli basınç altında suyun püskürtülerek havaya verilmesidir. Bu şekilde toprağa düşen damlacıklar bitkinin kök bölgesinde depolanır. Bu suluma yöntemi doğal yağışa benzediğinden bu yönteme yağmurlama sulama denilmektedir. Sulama işlemi istenen miktarda su, bitki kök bölgesinde yeteri miktarda depolanıncaya kadar sürdürülür.

     Yağmurlama sulama yöntemi, bütün bünyelerinde, düzgün olmayan veya düzgün olan arazilerde ve yaprakların ıslanmasından dolayı hastalanan bitkilerin dışında bütün bitkilerde kullanılabilir.       Tuzlu toprakları yıkadığından bu gibi toprakların ıslahında yıkama suyu olarak mükemmel sonuç vermektedir.

     Yağmurlama Sulama Yönteminin Üstünlükleri:

     -Taban suyunun yüksek olduğu yüzler topraklarda taban suyunu yükseltmeden kontrollü sulama yapabilir.

    -Yüzeyi düzgün olmayan arazide rahatlıkla kullanılabilir.

    -Sulanan arazinin her yerine daha eş bir su dağıtımı yapabildiğinden su uygulama randımanı daha yüksektir.

    -Bu sayede su ihtiyacı azalır ve suyun kısıtlı olduğu yerlerde daha fazla alan sulanabilir.

    - İyi bir projeleme ve uygulama sonucunda erozyon sorunu ortadan kalkar.

     - Kullanılan borular kanallara göre daha dar olduğundan ekim alanı artmaktadır.

    - Sulama işçiliği önemli oranda azalır.

    - Bazı sebze ve meyve ağaçları dondan korunabilir.

     -Gübreler, su ile birlikte verilerek arazinin her noktasına eşit oranda ve daha az gübre sarfiyatı ile dağılabilir.

     Damla Sulama Nedir?

     Sulama suyunun kapalı borular içinde taşınarak filtre edilip süzüldükten sonra damlatıcılar sayesinde bitki kök bölgesine veya toprak yüzeyine damlalar halinde verilmesidir

     Bitkinin su ihtiyacı karşılanırken bitki fazla su stresine sokulmadan daha sık aralıklarla ve daha az su verilerek uygulanan tek sistemdir.

     Damla sulama sistemiyle bitki sırası boyunca ıslak bir şerit elde edildiğinden mevcut sulama suyundan en iyi şekilde yararlanılır.

     Sulama suyu bitkilere, toprak yüzeyine serilmiş ya da toprak içine gömülmüş olan plastik borular sayesinde verilmektedir. Damlatıcılar lateral denilen bu plastik borulara bitkilerin ihtiyaçlarına göre belirli aralıklarla yerleştirilirler.


    Neden Damla Sulama?

     -Rüzgar hızına bağlı kalmaksızın gün içinde herhangi bir saatte sulama imkanı saglar.

    -Daha düşük başlangıç gereksinimleri.

    -Birim alan için daha düşük su akımı.

     -Toprağın işlenmesini sulamayı aksatmadan yapabilme olanağı sağlar.

    -Aynı miktar su ile daha fazla alanın sulanabilmesini sağlar.

     -Gübre ve ıslah edici kimyevi maddelerin uygulanması için idealdir.

     -Tuza çok hassas olmayan bitkilerin sulanmasında tuzlu suyla da kullanılabilir.

     Su, işçilik ve arazi hazırlama masrafları arttıkça diğer sulama metotları yerine damla sulama sistemi ekonomik yönden önemli faydalar sağlayan bir sistemdir.

     -Her çeşit alanda rahatlıkla sulama sağlar.

    -Suyun kontrolü sayesinde yüksek tasarruf sağlar.

     -Her çeşit bitkiye eşit miktarda ve aynı zamanda su gitmesini sağlar.

    -Sulama sırasında oluşan buharlaşma, sızma ve toprak yüzeyindeki akış nedeniyle ortaya çıkan kayıpların en az seviyeye inmesini sağlar.

     Toprağın yüzeyi kısmen ıslatıldığından yabancı ot kontrolünde kolaylık sağlar.

     Toprak yüzeyinin büyük bir bölümü ve yapraklar kuru kaldığından hastalık ve zararlılarla kolay mücadele olanağı verir.

     İstenildiği zaman tarla içine girilip tarımsal faaliyetlere devam edebilme rahatlığı sağlar.

     Damla sulama sistemi uygulamada sınır tanımayan bir sistemdir.

     

  • Kanalizasyondan yağmura, sanayiden evsel suları akıtmaya kadar pek çok alanda randımanla kullanılan Kalde Plastik koruge boruları, ileri teknoloji ürünü makinelerle işlenir. Üstün esneme özelliğine sahiptir ve bombeli hatveleriyle birbirine emniyetle bağlanarak mükemmel su sızdırmazlığı sağlar.


    İki katlıdır, ağır trafik yükü altında deforme olmaz. Hafiftir, nakliyede sorun yaratmaz. Kimyasal ve biyolojik olarak zararsızdır. Uzun ömürlüdür, kabuk bağlamaz ve korozyona karşı dirençlidir. Ayrıca çevre dostu olan koruge boruların geri dönüşümü de %100’dür.

    O halde, işin ustalarına iftiharla sunulur…
     

  • Bugüne kadar kullanılan muflu sistem derin kuyu borusu üretme tekniğine sahip olmamıza rağmen 2 yıllık Ar-ge (araştırma-geliştirme) çalışmalarımız neticesinde “Manşonlu Sistem” üretimine karar verdik.


    Çünkü:
    1.    Muflu sistem borular ikinci bir ısıl işleme tabi tutularak boru çapı büyütülüp içine muf adını verdiğimiz diş açılır. Muf kısmı açılırken de et kalınlığı incelir; boru muf kısmındaki et kalınlığını ve dayanıklılığını yitirir.
    2.    Manşonlu sistem ile üretilen borularda iç çap sorunu yaşanmadığı için vida dişleri trapez şekilde, standartlara uygun üretilir.
    3.    Boruları kuyuya indirirken gerçekleştirilen eklemelerde eğrilik riski azalır.
    4.    Fabrika stoklarımızda manşonlar monte edilmemiş haldedirler. Manşonlar sevkiyat öncesi monte edildikleri için istiften kaynaklanan eğilme, kırılma, büzülme olmaz.
    5.    Manşonlu borunun montajı kolaydır.
    6.    Her zaman dayanıklıdır ve ekonomik; kullanışlıdır.
    7.    Manşonlar sonradan üretilip borulara hem özel yapıştırıcı ile yapıştırılır hem de trapez dişler açıldığı için kolayca yerine oturtulur. Bu sayede iki defa boru ile manşon birbirine tutturulmuş olur.
     

  • Kaynak için verilen sıcaklık ve zaman değerleri oda şartları için geçerlidir.


    +5 derece altındaki sıcaklıklarda ise bekleme sıcaklık değerleri %50 arttırılmalıdır.

    Kaynak mesafesinin uzun tutulması kaynak esnasında yığılmalara, kısa tutulması ise kaynak esnasında boşluklara neden olarak kaynak kalitesinin düşmesine neden olur.

    Çağlar beyaz folyolu (stabil) ve gri folyolu (stabil) borunun kaynak yapılmadan folyo tıraş makinesiyle alüminyum tabakanın tıraş edilmesi gerekmektedir.
     

  • PPRC Boru ve ek parçalarını kullanırken dikkat etmeniz gereken hususta ufak; ama çok mühim hatırlatmalarımız var. Bunları okuyarak ve bu bilgileri paylaşarak bilinen tüm yanlışları terk edebilirisiniz. Şimdi bu yanlışlara geçelim:


    1.    Sert vurmaları, çarpmaları ve boru uçlarının çarpmalarını önleyiniz.
    2.    Zarar görmüş veya kesim yerinde çatlamış boruları kullanmayınız.
    3.    Birleştirdikten sonra boru ve parçaları çevirmeyiniz.
    4.    Konik dişli parçaları kullanmayınız.
    5.    Borularınız uzun süre Ultra Viyole (UV) ışınlarına maruz bırakmayınız.
    6.    Metal parçaları kapama maksadıyla kullanmayınız.
    7.    Sert vuruşları ve inşaatlarda üzerlerine sert cisimlerin düşmesini önleyiniz.
    8.    Armatürleri sıkarken aşırı keten kullanmayınız.
    9.    Açık ateşle asla ısıtmayınız.
    10.    Kirlenmiş boru ve parçaları kaynak yapmayınız.
    11.    Her zaman dikkatli yerleştiriniz.
    12.    Boruları sadece keskin aletle kesiniz.
    13.    Birleştirmenin tek ve düz bir hareketle yapılmasına özen gösteriniz.
    14.    Sadece düz dişli armatürleri kullanınız. Aşırı sıkmadan kaçınınız.
    15.    Güneş ve yağmurdan koruyunuz.
    16.    Plastik parçalar kullanınız.
    17.    Açıktaki boruları örterek koruyunuz.
    18.    Sıkma işlemlerinde özellikle teflon bant kullanılması tavsiye edilir.
    19.    Bükme işleminde sıcak hava kullanınız. En yüksek bükme ısısı 140 derece olmalıdır.
    20.    Sadece temiz materyal kullanınız.
     

  • PPRC boru ve ek parçalarında metal geçmeli bağlantı parçalarının tümünde dişler düzdür. Herhangi bir nedenle PPRC boru ve ek parçalarına başka bir parça bağlanmak istendiğinde bu parçanın mutlaka düz dişli olmasına dikkat edin.


    Dişli bağlantılarda sızdırmazlık için keten yerine teflon kullanmaya özen gösterin. Keten kullanımı zorunlu olduğunda sadece dişleri dolduracak kadar miktarda keten sarınız.

    PPRC Boru’yu bükmek için alev (şaloma alevi gibi) kullanmayın. Mutlaka sıcak hava üfleyen alet (saç kurutma makinesi gibi) kullanın.

    0 derecenin altındaki soğuk havalarda sertleşen PPRC boru ve ek parçaları kaynak öncesi sıcak hava ile ısıtılarak kaynak makinesine takılırsa ani ısıl şoklardan dolayı oluşacak kılcal çatlaklardan sakınılmış olur.
     

  • Dayanıklılığı, kanserojen madde içermeyen yapısı ve en az 50 yılı bulan uzun ömrüyle Çağlar Therm PPR-C boru, tüm dünyada yapıların sıcak ve soğuk sıhhi tesisat sistemlerinde tercih edilmektedir. Yüksek ısılara dirençli folyo kaplamasıyla, özellikle kalorifer tesisatlarında ideal performans gösterir. Emici özelliği yok, dolayısıyla kimyasallardan ve nem oranındaki değişimlerden etkilenmez. Doğrudan kaynaklı montaj tekniğiyle endüstriyel boru hatlarında, arıtma, havuz, yat, gemi ve tekne tesisatlarında güvenle uygulanır; çünkü asla sızdırmaz.

  • 1.    Taşıma sırasında darbeden koruyunuz.

    2.    Boruları düzenli bir şekilde istifleyiniz, açıkta güneş ışınlarına karşı bırakmayınız.
    3.    Dişli uçlara takılmış koruyucu kılıfları montaj aşamasına kadar çıkartmayınız.
    4.    Boruların montaj öncesinde ve taşıma esnasında herhangi bir darbeye maruz kalmadığını kontrol ediniz.
    5.    Boruları üzerlerinde belirtilen derinlikler haricinde kullanmayınız.
    6.    Kesinlikle aşağı indirilen ilk borunun ucuna mahmuz takınız.
    7.    Boruların kuyunun içinde dik durabilmesi ve çakıllamada sıkıntı yaşamamak için her 8 metrede bir merkezleme yayı kullanınız.
    8.    Montajı gerçekleştirirken kayışlı boru anahtarını kullanınız.
    9.    Ekleme sırasında dişlerin ucuna su ve arap sabunu dışında maddeler sürmeyiniz.
    10.    Borular kuyuya indirildiği esnada takılma olduğu takdirde boruları zorlamayınız. Boruları geri çekip tekrar deneyiniz. Buna rağmen borular inmiyorsa kuyunuzu tekrar matkapla tarayınız.
    11.    Boru kuyu tabanına temas ettikten sonra en az 10 cm yukarı çekip oraya sabitleyiniz.
    12.    Çakılama işini eşit miktarda ve boru çevresine düzenli olarak yapınız.
    13.    Kuyu ağzına çakıl takviye borusu koymayı asla ihmal etmeyiniz.
    14.    Çakıllama bitene kadar boruyu sabit tutunuz.
     

  • Yer altı suyu suyunu bir sondaj müdahalesiyle çıkarmak için, zeminin durumuna göre iki ayrı teknik uygulanır.


    1- ZEMİNİN SERT OLMAMASI DURUMUNDA

    Ayrık malzeme olarak adlandırılan malzemeler sınıfına nebati toprak, kil, kum, çakıl, blok girmekte olup bu tip malzemeler delme esnasında dökülme çökme yapabilmektedir.
    Bu birimlerdeki delme yöntemi değişik çaplarda uygulanmakta ve Çamurlu Rotary Sondaj olarak adlandırılmaktadır.

    Bahsi geçen bu jeolojik birimler içerisinde yapılacak olan sondajlar; kuyu yakınında açılan bir çukurda, kaldırma ve sıvama özelliği olan bentonit ve su esaslı özel bir çamur hazırlanarak bu karışımın delme esnasında kuyuya verilmesi, kuyuya verilen bu çamurun aşağıdan kırılarak alınan doğal malzeme ile birlikte çamur pompası yardımıyla yukarıya alınıp çamur çukurunda çökeltilerek tekrar kuyuya verilmesi şeklinde gerçekleştirilir.

    Bu yöntemde yeraltı suyunun var olup olmadığı varsa hangi metrede çıkmış olabileceği hakkında bilgi verebilmek ancak sondaj işlemi tamamen sonuçlanıp inkişaf yani kuyudan verilen çamurun arıtılması temizlik işlemi yapılırken öğrenilebilir. Dolayısıyla sondaja başlanmadan açılacak kuyu metrajı hakkında kesin karar verilerek sondaja başlanmalıdır.
    Yapım süresi uzun ve külfetli ve maliyeti yüksek bir iş olduğu unutulmamalıdır.


    2- KAYA OLMASI DURUMUNDA

    Kaya ortam denilen bu birimler, delme esnasında ve kuyu borulaması bitinceye kadar kendisini tutabilen yıkılma, göçme, kayma yapmayan malzemeler olarak nitelendirilebilir.
    Bu birimlerdeki delme yöntemi değişik çaplarda uygulanmakta ve Havalı Darbeli Rotary olarak adlandırılmaktadır.

    Bahsi geçen bu jeolojik birimler içerisinde yapılacak olan sondajlar; kuyu yakınında variller içerisinde hazırlanan, kaldırma ve sıvama özelliği olan özel sondaj köpüğünün, su ile karıştırılıp basınçlı hava ile kuyuya verilmesi, kuyuya verilen bu köpüğün basınçlı hava yardımıyla kırıcı tabanca ile kuyu içinden kırılarak alınan doğal malzeme ile birlikte kuyu yüzeyine çıkarılıp deşarj edilmesi şeklinde gerçekleştirilir.

    Bu yöntemde yeraltı suyuna hangi metrede ulaşıldığı ve derinliklere göre su artışını anlama ve gelen jeolojik biçimlenme bilgisine göre sondajı yönlendirme şansı vardır. Kuyuda su çıkmaması durumunda borulama yapılmadan kuyuyu sonuçlandırma ve maliyeti düşürme imkânı vardır. Yapım süresi kısa ve çamurlu sisteme göre daha az maliyetlidir.

    Yukarıda genel çizgileri ile anlatılmaya çalışılan sondaj çalışmaları görüleceği gibi yapan firmaya seçim hakkı tanımamaktadır. Yani zemin ve kaya durumuna göre sondaj delgi yöntemi uygulanabilmektedir.


    Doğru delgi yöntem seçimi işin yapılabilirliğinde en önemli unsurdur. Jeolojik birime uymayan delgi yöntemi zaman ve para kaybı yaratmaktadır.

    Sondaj firması için yapılabilirliği mümkün jeolojik dizilimler aşağıya çıkarılmıştır.

    Delinecek alanın:

    -Komple ayrık malzeme olması,
    -Komple kaya olması,
    -Belli metrajda ayrık malzeme ve devamında kaya olması,
    -Sorunlu ve zaman zaman yapımı mümkün olmayan dizilimler,
    -Belli metrajda ayrık malzeme, devamında kaya, sonrasında tekrar ayrık malzeme olması,
    -Tekrarlanan ayrık malzeme, kaya durumu olması,
    -Delinen kaya içerisinde balçık çamur olması,
     

  • 1. Yeraltı Suyu, Önemi ve İstifade Şekilleri

    Yeryüzüne düşen yağmur ve eriyen kar sularının derelerden akarak göllere veya denizlere ulaştığını hepimiz biliriz. Yeryüzünde buharlaşarak atmosfere çıkan ve bulutları oluşturan su daha sonra yoğunlaşarak tekrar yeryüzüne dönmektedir. Buna yağış diyoruz. İşte bu yağışların bir kısmı sel olarak göl veya denizlere gitmekte, bir kısmı bitkiler tarafından emilmekte, bir kısmı tekrar buharlaşmakta, bir kısmı ise geçirimli yer katmanlarına sızmaktadır. Bizi ilgilendiren yeraltı suyu işte böyle geçirimli yer katmanlarına sızarak oluşmaktadır.
    Bir sahada yeraltı suyu vardır diyebilmek için üç ana koşulun bir arada olması gerekir:
    1. Beslenme sahası, yani yağmur sularının üzerine düşerek yeraltına bir kısmının sızacağı saha.
    2. Poröz yani boşluklu bir ortam. Bu ortam kum, çakıl gibi taneli biçimlenmeler veya kaya çatlakları olabilir. Kayalar içerisinde yeraltı suyu taşımaya en uygun olanı kireç taşlarıdır. Atmosferden bir miktar CO2 alan yağmur suyu kireçtaşı üzerine düştüğünde yatay tabaka ve düşey çatlakları olan kireçtaşına sızmakta ve zaman içerisinde çok büyük boşluk sistemlerini oluşturmaktadır.
    Bu sistemlerde yeraltı nehirleri, gölleri bile meydana gelebilmektedir. Bu sistemlere karstik sistem denilir ve bunlar yeraltı sularının en bol bulunabileceği ortamları teşkil ederler.
    3. Üçüncü ana koşul ise boşluklu veya çatlaklı ortama sızan suların yeraltında depolanabileceği, birikebileceği bir yapının var olmasıdır. Bütün bu şartları en iyi anlatmanın yolu içine kum ve çakıl doldurulmuş bir banyo küvetidir. Burada banyo küvetinin yüzeyi geçirimsiz tabakayı, kum ve çakılın üst yüzeyi beslenme sahasını, içindeki kum-çakıl boşluklu ortamı (yani akiferi), banyo küvetinin yapısı ise rezervi yani yeraltı suyu deposunu oluşturur (Şekil 2).
    Bu örnek bazı ana kavramları kolayca anlatmak için verilmiştir. Esasında olay tabiatta çok daha karmaşıktır. Yeraltı suları dinamik bir yapıya sahiptir, beslenir, depolanır, boşalır. Su tablasının belli bir eğimi vardır ve toplanan su belli bir istikamete hareket ederek membaları beslemektedir.
    Yeraltı suyu banyo küveti örneğinde olduğu gibi her zaman serbest bir şekilde bulunmaz, genellikle hapsedilmiş ortamlarda bulunur. Bunlara mahpus (hapsedilmiş) yeraltı suyu denir. Yani suyu tutan tabaka (akifer) iki geçirimsiz zon arasında sıkışmıştır. Şekil 3'te görüleceği gibi böyle sahalarda açılan sondaj kuyularında su seviyesi yükselecektir. Suyun kuyu ağzından akması halinde artezyen, daha aşağılarda kalması halinde ise semi-artezyen kuyular denir.
    Kısaca bilgi verdiğimiz yeraltı suyu kaynakları, dünya nüfusunun artması sebebi ile sulama, içme suyu, kullanım suyu ve sanayi suyu rezervleri olarak her geçen gün önem kazanmaktadır. Özellikle yer üstü sularının kifayetli olmadığı ortamlarda her geçen gün yeraltı suları daha çok kullanılır hale gelmektedir.
    Tabii yeraltı suyu rezervleri bitmek tükenmek bilmeyen veya yoktan var olan zenginlikler değildir. Her havzanın yıllık beslenmesi ve çekilebilecek emniyetli su miktarı çok yaklaşık olarak hesaplanabilmektedir.
    Devlet 10 metreden daha derin kuyuları tıpkı maden yataklarında olduğu gibi kamu malı kabul etmiş ve yeraltı suyundan istifadeyi izine bağlamıştır. Bu izin DSİ tarafından verilmektedir. İzinsiz açılan kuyular, yukarıda bahsi geçen kullanılabilir emniyetli su rezervi hesaplarını alt üst ettiği gibi birçok sahada, kullanılmaması gereken kötü kaliteli suların bilinçsizce araziye verilerek nebatların kuruması, verimin düşmesi ve arazinin çoraklaşmasına neden olmaktadır. Bugün kuyu açılabilecek sahalar jeolojik etütlerle belirlenmekte, ayrıca çeşitli yeraltı problemleri jeofizik etütlerle çözülmekte ve bilinçli yaklaşımlarla kuyu açılmaktadır.
    Bu etütler sonucunda;
    1. Sahada yeraltı suyunun bulunup bulunmadığı,
    2. Suyun çıkabileceği derinlik,
    3. Yeraltında suyu tutan tabaka,
    4. Suyun tuzluluk (NaCl), acılık (CaSO4) veya diğer kirlenmelere maruz kalıp kalmadığı, dolayısıyla işe yarayıp yaramayacağı anlaşılabilmektedir.
    Böylece boş yere yatırım yapılması önlenmiş olur. Buda milli ekonomiye katkı demektir. Özellikle sahil kesiminde deniz suyu girişimi tehlike teşkil ettiğinden rasgele sondaj kuyuları açılmamalıdır.


    2. Kuyu Sondajı
    Yeraltındaki su, maden, petrol gibi zenginliklerden istifade amacıyla açılan dar ve derin kuyulara sondaj kuyusu diyoruz. Yeraltı suyundan istifade amacıyla açılan sondaj kuyuları üçe ayrılır;
    1. Çakma Kuyular,
    2. Darbeli sistemle açılan kuyular,
    3. Rotary sistemle açılan kuyular;
    Çakma kuyular yumuşak alüvyon arazilerde yeraltı suyunun satha yakın olduğu ve tek filtre ile netice alınabilen akiferin kum çakıl gibi temiz seviyelerden teşekkül ettiği durumlarda iyi neticeler verebilmektedir. Ucuz ve basit bir yöntem olup çakılan borunun içinden klapeli beyler kovası ile tabandaki malzeme boşaltılarak boruyu sağa sola oynatarak istenilen seviyeye indirmek suretiyle açılmaktadır. Büyük molozlar balta denilen özel aletlerle kırılmaktadır.
    Darbeli sistem sondaj kuyuları kireçtaşı gibi sağlam zeminlerde açılmaktadır. Sistem çakma kuyulardakine benzer ve ucuzdur; ancak uzun sürede açılması sistemin terk edilmesine neden olmuştur.
    Çamur sirkülasyonlu rotary sondaj en yaygın sistemdir. Matkap, drill-collar denilen ağırlık ve tijlerden ibaret sistem döndürülmekte ve çamur sirkülasyonu ile matkabın soğutulması, kesilen parçaların dışarıya atılması ve kuyunun göçmemesi temin edilmektedir. Rotary sondaj makinesinin kuyu sondajına başlamadan yapılması gereken en önemli işlem teraziye alınmasıdır. Makine mekanik veya hidrolik krikolarla kaldırılır, önden ve arkadan takozlanır ve her iki istikamette teraziye alınır (Şekil 4). Bazı sağlam olmayan zeminlerde zaman içinde meydana gelebilecek oturmalara mani olmak için beton platformlar hazırlanmaktadır.
    Eğri delinmiş kuyular üzerinde önemle durmak gerekir, ideal olan düşeyden sapmamış kuyu olmakla beraber, pratikte her kuyuda bir miktar sapma vardır. Düşeyden sapmış kuyularda teçhiz borusu hiç inmeyebilir veya bir tarafa sürterek iner. Bu durumda çakıl zarfı tek taraflı ve yetersiz olmakta (Şekil 5) ve kuyu cidarına yaslanan filtre borusundaki delikler tıkanmakta, bu kısımdaki kil keki atılamadığından su girişi azalmakta ve randıman düşmektedir. Eğri kuyularda daha teçhiz borusu indirilirken kopmalar meydana gelebilir. Boru indirilse bile kuyunun silt çekmesi önlenemez. Bu yüzden kuyuda zaman içinde dolgular meydana gelir, pompa aşınır, verim düşer ve randıman alınamaz. Kuyunun sapmaması için DC (drill-collar, yani ağırlık) ve stabilizerler kullanılmakta dar çaplı pilot delikler açılarak daha sonra hole-opener denilen tarama matkapları ile genişletilmektedir. Yukarıdan pull-down denilen hidrolik baskılı makinelerde sapma çok daha fazla olmaktadır. Sert ve yumuşak formasyonların münavebeli yer aldığı sahalarda, molozlu formasyonlarda ve jeolojik tabakaların yatay olmadığı durumlarda sapmalar daha kolay olur.


    3. Sondaj Kuyularında Techiz
    Delme işlemi bitirildiğinde kuyunun teçhizine sıra gelmektedir. Her bir metre derinlikte alınan kırıntı numuneler değerlendirilerek filtre boruların konulacağı yerler kararlaştırılır. Pratik bir ifade ile teçhiz borusunun rahatça indirilebilmesi ve kuyu cidarı ile boru arasındaki boşluğa yeterli çakıl zarfı yerleştirilebilmesi için kuyu çapı teçhiz çapının en az iki misli olmalıdır. Örneğin kuyuya 8 5/8" teçhiz borusu indirilecek ise kuyu çapı en az 15" olmalıdır.
    Sondaj boruları kuyu teçhizinde kullanılan PVC veya metal kökenli borulardır. PVC borular ile genellikle sacdan imal edilen metal borular arasında tercih yapılırken sahanın özelliği ve yeraltı suyunun kimyasal analizi dikkate alınmalıdır. Kalite bozukluğunun söz konusu olduğu sahalarda, tuzlu, acı ve PH dengesi bozuk olan asit karakterli sularda sac borular problem yaratmakta ve genellikle kısa sürelerde çürüyüp paslanıp kullanılmaz hale gelmektedir. Ayrıca bu borular özellikle içme suyu kuyularında kirlenmelere de sebep olmaktadır. Bunun yanı sıra PVC boruların en sakıncalı özelliği kolayca kırılması ve bükülmesidir.

    Bu borularla teçhiz edilmiş kuyularda eğrilikler meydana gelebilmektedir.
    Teçhiz sırasında önemli bir konu da borunun kuyuya ortalanmasıdır. Özellikle PVC teçhiz borularında ortalayıcı yayların kullanılması zorunludur. Sac teçhiz boruları daha rijit olmakla beraber bu tip borularda da ortalayıcı (merkezleyici) yaylar kullanmakta büyük fayda vardır.


    PVC borularla teçhiz edilecek kuyularda özellikle şu hususlara dikkat edilmelidir:
    1. PVC boru kullanımı kalitesi bozuk, asit karakterli sahalarla sınırlı kalmalıdır.
     2. Akma ve göçme olaylarının sıkça meydana geldiği konsolide olmamış, bağlantısız formasyonlarda yan basınçlar çok fazla olabileceğinden bu nevi sahalarda kullanılması sakıncalı görülmektedir.
    3. Bu boruların teçhizi sırasında mutlaka ortalayıcı yaylar (Centrelizer) kullanılmalıdır.
    4. Yıkama ve çakıllama esnasında boru askıda tutulmalıdır.
    5. Pompa montajında ve demontajında dikkatli davranılmalı hareketler yumuşak ve yavaş olmalıdır.
    6. Özellikle pompa monte edilmiş kuyularda dışarıdan düşebilecek ufak bir somun bile pompanın çekilmesi sırasında kuyu teçhiz borusunun yırtılmasına neden olabileceğinden kuyu ağzı sağlam bir şekilde kapatılmalıdır.
    Metal borular genellikle çelik sacdan imal edilmektedir. Bunun yanı sıra paslanmaz çelik borular da kullanılmakta ancak çok pahalı olduğu için tercih edilmemektedir. Sac borular manşonlu veya kaynak ağızlı olabilir. Daha sağlam, daha rijit borular olup kolay kolay kopmaz, eğrilmez ve bükülmezler. Bu boruların teçhizde kullanılması durumunda dikkat edilecek hususlar;
    1. Her şeyden önce boru imal edilecek sac TSE standartlarına uygun olmalıdır.
    2. Et kalınlığı boru çapına uygun olarak 4–6–8 mm olmalıdır.
    3. Kaynak ağzı açılmış olmalıdır.
    4. Boruda ovallik olmamalı, kaynaklar muntazam olmalıdır.
    5. Borunun uç kısımları düzgün olmalıdır.


    4. Yıkama ve Çakıllama
    kuyularda yıkama işlemi temiz su ile ve tabandan itibaren yapılır. İdeal yıkama Şekil 6'da gösterilen çalkalama pistonu ile yapılır. Piston en alttaki filtre borusunun hemen üzerine kadar indirilir ve pompa ile su basıldığında tabandan itibaren kuyu cidarına su gittiğine böylece emin olunabilir. Şekil 7'de bu durum gösterilmiştir. Yıkama işleminin sonuna doğru kuyu çakıllanır. Pratikte, kullanılan çakıl, 5–15 mm çapında yuvarlak sert taşlardan oluşmuş, yıkanmış ve elenmiş olmalıdır, ayrıca suda erimemelidir.
    Çakıllamanın faydaları aşağıda sıralanmıştır:
    1. Kuyu cidarının yıkılmasını önler.
    2. Silt, kum, kil gibi malzemelerin filtre yarıklarını tıkamasına mani olur.
    3. İnce malzemelerin kuyu cidarı boyunca inerek tabandaki filtreyi tıkamasına mani olur.
    4. Yine ince malzemelerin, filtre etrafına yığılıp su girişine mani olmasını önler.
    5. Akifer tabakalardaki ince malzemelerin inkişaf sırasında dışarıya atılması nedeniyle meydana gelen boşlukları önler ve yıkıntılara mani olur.

    5. İnkişaf
    Sondajı tamamlanmış kuyuda yapılan temizlik ve geliştirme işlemlerine inkişaf denir. Yaygın olarak kuyu inkişafı için basınçlı hava kullanılır. Ancak daha önce bahsi geçen çalkalama pistonu en faydalı aletlerden birisidir. Çalkalama pistonu, kuyu çapından 1" küçük çapta 3 adet kolay kırılmayan ve kopmayan ağaç disk arasına, kuyu çapında kesilmiş 2 adet köselenin konulması ile yapılır. Yapılması ve kullanılması kolaydır. Takımın ucuna bağlanan piston en alttaki filtre borusunun hemen üzerindeki kapalı boru içerisinde aşağı yukarı hareket ettirilerek filtre karşısındaki formasyona tıpkı bir emme basma tulumba gibi tesir ederek gözlerin açılmasını sağlar. Bu işlem bütün filtrelere yukarıya doğru uygulanır. Neticede kuyuda dolgular meydana geleceğinden basınçlı hava ile temizlik ve inkişafa devam edilir.
    Hava ile inkişaf Şekil 8'de görüldüğü gibi uygun inkişaf takımı ile yapılır. Teçhiz borusunun kolon borusu gibi kullanılarak kuyuya sadece hava borusu indirilmesine açık inkişaf, kolon borusu ve hava borusunun beraber indirilmesine kapalı inkişaf diyoruz. Her iki durumda da inkişaf takımının su içerisinde kalan kısmının toplam takım uzunluğuna oranı %60 olmalıdır. Bu durumda randıman alınabilir. İnkişaf işlemi uygun kompresör ile ve kuyudan temiz su alınıncaya kadar devam eder.
    İnkişaf işlemi derin kuyu pompaları ile aşırı pompaj yapılarak da olabilir. Bu yöntem ancak statik su seviyesinin kuyu tabanına yakın olduğu ve havalı inkişafın netice vermediği durumlarda uygulanmalıdır.
    Anlatılanların dışında, özellikle kireçtaşı gibi formasyonlarda asit, patlayıcı madde ve kimyasal yöntemlerle de inkişaf işlemi yapılabilmektedir.


    6. Pompa Tecrübeleri
    İnkişaf işleminden sonra sondaj kuyularının hidrolik özelliklerini tespit amacıyla su verim deneyleri yapılmalıdır. İnkişafta alınan ön bilgiler ışığında uygun motopomp monte edilerek kuyudan su çekilmesi ve izlenmesine pompa tecrübesi diyoruz. Tecrübe iki şekilde yapılır:
    1. Sabit debili pompa tecrübesi,
    2. Kademeli pompa tecrübesi,
    İdeal olanı her iki şekilde de tecrübenin yapılmasıdır. Elde edilen bilgiler neticesinde istihsal kuyusunun azami randımanla çalıştırılması ve uygun motopompun seçilmesi sağlanır.


    7. Kuyu Logu
    Kuyu logları sondaj kuyularının açılması esnasında karşılaşılan tüm olayların ve uygulanan tüm işlemlerin ayrıntılı yer aldığı bir bilgi formudur. Bir kuyu logunda; açılış tarihi, açan makine, kuyunun yeri, çapı, teçhiz planı, geçilen formasyonlar, inkişaf ve pompa tecrübesi değerleri ile kimyasal ve bakteriyolojik analiz neticeleri yer alır. Kuyu logları, kuyunun işletme safhasındaki olaylar ve karar açısından büyük önem taşır. Kuyu logu, pompa seçiminde, zaman içinde meydana gelebilecek dolguların, debi azalmalarının nedenleri ve çözümleri hakkında doğru kararlar alınmasına aynı zamanda her türlü tahlisiye işleminin doğru yapılmasına yardımcı olur.


    8. Pompa Montajı
    Herhangi bir sondaj kuyusuna pompa seçilmesinden önce kuyu logu dikkatli incelenmelidir; ancak uygulamada kuyu sahibine log bile verilmediğine sıkça rastlanmaktadır. Bu nedenle sağlıklı bilgiler elde edilememekte ve uygun pompa  seçmekte zorluklar ortaya çıkmaktadır. Bu durumda şu hususlara dikkat edilmelidir:
    1. Kuyu çapı ve derinliği tahkik edilmelidir. Bunun için iki ucu konik sağlam yapılmış bir mastar kuyuya sağlam bir iple sarkıtılabilir. Bunun çapı kuyu çapından 1" küçük olmalıdır. Böylece kuyu çapı, kuyudaki kaynak çapakları veya borudaki ezilmeler tahkik edilmiş olur. Ayrıca kuyuda eğrilikler varsa fikir verebilir.
    2. Teçhiz borusunun yüzeyde etrafı incelenerek kuyu çapı hakkında fikir edinilebilir. Ayrıca çakıllamaya bakılır.

    3. Kompresörle temizlik ve inkişaf yapılıp yapılmadığı tetkik edilir.
    4. Kimyasal analizler incelenir, yoksa fikir sahibi olmaya çalışılır. Ayrıca kuyudan temiz su alınıp alınamayacağı, silt sorunu bulunup bulunmadığı tetkik edilmelidir. Yapılan bu incelemeler sonucunda yine de sağlıklı bilgiler alınamıyorsa yeniden kompresörle temizlik ve inkişaf yaptırılmalıdır. Pompa tecrübesi yok ise inkişaf değerlerinden bir neticeye gidilebilir.
    Kaynak: Abdurrahman TAŞLI (Jeofizik Mühendisi, Ankara - Ocak 1996)

© 2013 Tempo İnş. Mlz. Paz. ve Tic. Ltd. Şti.